Yurtdışı İşçi Hizmetleri Kavramı Üzerine Düşünceler
Tarih: 08/09/2016
   



Hasan Hüseyin Yılmaz
  Yazarın Diğer Makaleleri



Yurtdışı İşçi Hizmetleri Kavramı Üzerine Düşünceler  

Hasan Hüseyin YILMAZ *

1. Giriş

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ana hizmet birimlerinden birini oluşturan Dış İlişkiler ve Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün temel görevlerinin başında yurt dışında bulunan ve yurt dışında belli bir süre çalıştıktan sonra ülkemize kesin dönüş yapmış vatandaşlarımızın çalışma ve sosyal güvenlik hayatından doğan hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek, karşılaştıkları sorunlara çözüm bulmak gelmektedir. Bu görev, yurt içinde esas olarak Yurtdışı İşçi Hizmetleri Uzmanları, yurt dışında ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşeleri ve Müşavirleri tarafından yerine getirilmektedir.  Bu kapsamda vatandaşlarımıza sunulan hizmetler ve faaliyetler yurtdışı işçi hizmetleri kavramı altında toplanmaktadır.  

 

Ülkemizde bulunan ve yurt dışında yaşayan çok geniş bir kesimi ilgilendirmesine karşın bugüne kadar bazı idari rapor ve incelemeler dışında yurtdışı işçi hizmetleri bilimsel inceleme, araştırma ve yayınlara konu olmamıştır.   

 

Bu çalışma yurtdışı işçi hizmetlerini kavramsal düzeyde inceleme amacı taşımaktadır. Alanında bir ilk olması nedeniyle bilimsel bir makale olmaktan çok, deneme özelliği taşımakta, bu alanda daha sonra yapılacak çalışmalara kavramsal bir temel ve yaklaşım sunmayı amaçlamaktadır.

2. Yurtdışı İşçi Hizmetleri Kavramının Ana Unsurları

Yurtdışı işçi hizmetleri kavramı yurtdışı işçi, yurtdışı işçi hakları, yurtdışı işçi sorunları, yurtdışı hizmet gibi unsurlardan oluşmaktadır. Aşağıda bu unsurlar sırasıyla ele alınarak kavramın içeriği ve kapsamı ortaya konulmaya çalışılacaktır.    

2.1. Yurtdışı İşçi

Yurtdışı işçi hizmetlerinin ana hedef kitlesi yurtdışı işçilerdir. Aşağıda, bu kitlenin temel özellikleri ele alınacaktır.

Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hızlanan ülkeler arası emek ve sermaye hareketleri farklı devletlerin vatandaşı olan işçi ve işverenleri bir araya

 

* YİH Uzmanı  Dış İlişkiler ve Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğü

getirmiş, aralarında çalışma ilişkilerinin kurulmasına yol açmıştır. Gelişmiş sanayi ülkeleri,  kendi ulusal kaynaklarından sağlayamadıkları işgücünü daha az gelişmiş ve geri kalmış ülkelerden karşılama yoluna gitmişler. Bu süreçte giderek artan sayıda yabancı işçi, gelişmiş sanayi ülkelerinde çalışmaya başlamışlardır. Bu durum çalışma ilişkilerinin uluslararası bir nitelik kazanmasına ve “göçmen işçi” kategorisinin sosyal ve hukuki bir olgu olarak yaygınlık kazanmasına yol açmıştır.

Uluslararası göç terminolojisinde göçmen işçi terimi, çalıştığı ve ikamet ettiği devletin vatandaşlığına sahip olmayan işçiler için kullanılmaktadır. Ülkemizde zaman zaman göçmen işçi tabiri kullanılmakla birlikte Türkçe’de göçmen tabiri daha çok doğduğu ve belirli bir süre yaşadığı şehri, ülkeyi, bir daha dönmemek üzere terk ederek başka bir şehre, ülkeye temelli yerleşen kişiler için kullanılmaktadır. Bu nedenle, göçmen işçi yerine yabancı işçi ve yurtdışı işçi olmak üzere iki terimin kullanılmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir.   Bu makalede, yurtdışı işçi yabancı bir ülkede çalışan Türk vatandaşlarını, yabancı işçi ise ülkemizde çalışan yabancı ülke vatandaşlarını ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır.    

Bir istihdam şekli ve çalışma statüsü olarak yurtdışı işçi kategorisi, bir ülke işçilerinin yabancı bir ülkede belirli bir süre çalışmak üzere ülkelerini terk ederek yabancı bir ülkeye yerleşmeleri sonucu ortaya çıkmıştır.

Yurtdışı işçi kategorisini var eden süreç uluslararası göç sürecidir.  Bu süreç yurtdışı istihdam ve çalışma ile sonuçlanan uluslararası işgücü arzı ve talebinin, formel veya enformel yollardan buluşmasının bir sonucudur.  Diğer bir deyişle, yurtdışı işçi ve işçilik olgusunun ortaya çıkabilmesi için bir ülkede yurtdışı işgücü arzının, diğer bir ülkede ise yabancı işgücü talebinin bulunması, ayrıca bu arz ve talebin uluslararası göç hareketiyle buluşturulması gerekmektedir.

Yurtdışı isçinin hukuki statüsü ve hakları her şeyden önce yabancı bir ülkede ikamet etmesi ve istihdam edilmesine dayanır. Bu açıdan yurtdışı işçiyi, yurtdışındaki vatandaşlar kavramından ayırmak gerekir. Yurtdışı vatandaşlar kavramı daha geniş olup,  yurtdışı isçiler yanında turist, öğrenci, işveren, resmi devlet görevlileri, ilticacılar ve kaçakları da kapsamaktadır.

Yurtdışı işçinin ulusal işçiden farklı bazı temel özellikleri vardır. Bunların başında çalıştığı ülkenin vatandaşı olmaması gelir.  Bir devletin vatandaşı olarak o devlette çalışan işçi, hukuki olarak çalışma ilişkilerinde işveren karşısında güçsüz ve bağımlı tarafı oluştururken,  diğer tüm alanlarda işverenle aynı haklara ve hukuki statüye sahiptir. Diğer bir deyişle aynı ulus devletin vatandaşı olma sıfatıyla işçi ve işveren eşit vatandaşlık haklarından yararlanırlar,  anayasal eşitlik ilkesi gereği birbirlerine karşı üstünlükleri yoktur.

 

Buna karşın yurtdışı işçi yalnızca çalışma ilişkilerinde değil, diğer kamusal alanlarda da işverenle eşit değildir. Yurtdışı işçi yalnızca işveren karşısında değil, ikamet ettiği ve çalıştığı devletin ulusal işçileri karşısında da farklı ve eşit olmayan bir konumu işgal eder.  Başka bir devlette ikamet eden ve o devletin mevzuatına tabi olarak çalışan işçiyi tanımlayan temel unsur işçilik yanında vatandaşlık kriteri, yani vatandaşı olduğu devlet topraklarının dışında başka bir devlette çalışma olgusudur.

2.2.  Yurtdışı İşçi Sorunları

Yurtdışı işçi sorunları, yurtdışı işçi hizmetleri kavramının işlevini belirleyen bir unsurdur. Gerek hükümet programlarında gerekse konuya ilişkin mevzuat metinlerinde, yurtdışındaki vatandaşlarımıza ilişkin olarak ekonomik ve sosyal problemlerinin çözümlenmesi değişmez bir hedef olarak yer almaktadır.

a)  Sorun kavramı

Sorun kavramı tüm insani ve toplumsal faaliyetlerin odağında olan bir kavramdır. Olumsuz çağrışımlara yol açmasına karşın toplumsal faaliyetin temel dinamiğini oluşturur.

Bir olayın veya bir durumun sorun olarak kabul edilebilmesi için, bu olay ve sorunun belirli bir kişi veya grup açısından, maddi ve manevi değerlerde önemli bir kayba yol açması, ulaşılmak istenen bir amacı engellemesi veya kabul edilen değer ve normlar ile çatışması gerekir.

Bu kapsamda bir sorunun çözülmesi, maddi ve manevi kaybın önlenmesi, izlenen bir amacın gerçekleştirilmesi veya kabul edilen değer ve normlar ile gerçeklik arasındaki uyumun yeniden kurulması anlamına gelir.

Bireysel sorunların aksine toplumsal sorunların çözümü devlet müdahalesini gerektirir.  Devletin toplumsal sorunları çözmek üzere kamusal kaynakları kullanarak yürüttüğü faaliyetler ve çabalar kamu hizmeti olarak adlandırılır.  Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gelişen sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak başta sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, istihdam ve çalışma olmak üzere devlet eliyle çok çeşitli kamu hizmetleri oluşturulmuştur. Adalet, güvenlik, bayındırlık gibi geleneksel kamu hizmetlerinden farklı olan bu kamu hizmetler özellikle dezavantajlı toplumsal grupların sorunlarına odaklanmakta, toplumsal bütünlüğü korumayı amaçlamaktadır. Bu hizmetleri sağlanması ve sürdürülmesi devletin temel işlevleri arasında yer almış, sosyal politikalar da en az ekonomik politikalar ve güvenlik politikaları kadar önem kazanmıştır.    

İşverene bağımlı olarak çalıştığı ve ücret dışında başka bir geliri olmadığı için dezavantajlı bir grup olarak kabul edilen işçilerin iş yaşamında ve sosyal yaşamda karşılaştığı sorunlar sosyal politikanın temel konularından birini oluşturmuştur.  Aynı şekilde bir devletin yurtdışında çalışan ulusal işgücünün sorunları da sosyal politikanın ilgi alanına girmiş, bu kesimi korumak ve sorunlarını çözüme kavuşturmak üzere yurt içinde ve yurt dışında özel kamu hizmetleri geliştirilmiştir.   

b) Yurtdışı İşçi Sorunlarının kapsamı

 

Yurtdışında çalışan vatandaşlarımız hukuki statüleri, demografik ve mesleki özellikleri, eğitim düzeyleri açısından büyük bir çeşitlilik gösterir. Ancak, bu vatandaşlarımızın ortak paydasını, bulundukları ülkelerin hukukuna tabi olmaları, hak ve çıkarlarının yabancı bir devletin siyasi, ekonomik ve sosyal politikalarından doğrudan etkilenmesi oluşturur.

Aynı şekilde, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın karşılaştığı sorunlar da çok çeşitlidir. Ancak, bu sorunları öncelikle, vatandaşlarımızın çalıştıkları yabancı ülkelerin sosyal, siyasal, ekonomik koşullarından kaynaklanan,  ülkemizle olan ilişkilerinden doğan sorunlar olmak üzere ayırarak iki ana grupta toplamak mümkündür.

Birinci grupta yer alan sorunlar yabancı bir devletin hükümranlık alanı içinde yer almaları nedeniyle Türk kamu politikalarının doğrudan kapsamına girmemektedir. Nitekim konut,  istihdam, eğitim ve ayrımcılık gibi sorunlar birinci grupta yer alan sorunların başında gelir.

Bu sorunları karşısında Türk devletinin müdahale olanakları çok kısıtlıdır. Bu sorunlara ancak diplomatik ilişkiler, uluslararası anlaşmalar ve uluslararası hukuk çerçevesinde müdahil olunması mümkündür.

İkinci grupta yer alan sorunlar ise geleneksel kamu politika araçları kullanılarak devlet müdahalesi ile çözüme kavuşturulabilir.  Bu grupta yer alan sorunlara örnek olarak oy kullanma hakkı,  konsolosluk hizmetleri,  din hizmetleri,  sosyal güvenlik hizmetleri kapsamına giren sorunlar verilebilir.

Diğer taraftan yurtdışındaki vatandaşlarımızın sorunlarını belirli toplumsal alanlara ve kişi kategorilerine göre ayırarak sınıflandırmak da mümkündür.

Başlıca sorun alanları şunlardır:

-         İkamet, çalışma ve aile birleştirmesi,

-         İstihdam, konut, eğitim, sosyal ve kültürel hizmetler

-         Sosyal güvenlik ve sosyal yardım

-         Ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, dışlanma

-         Sosyal ve siyasi katılım

Sorunların kişi kategorilerine göre sınıflandırması ise şu şekilde yapılabilir:

-      İsçi, işveren, işsiz, emekli vs. meslek grupları

-      Aile, kadın, çocuk ve yaşlılar gibi demografik gruplar

-      Çifte vatandaş, yerleşik, geçici, kaçak, öğrenci vb. hukuki statü grupları  

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın görev ve yetki alanına kişi olarak yurtdışından çalışan isçiler, sorun alanları olarak başta istihdam, çalışma, sosyal güvenlik, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve dışlanma gibi sorunlar girmektedir. Bununla birlikte bu sorunların büyük bir bölümü ikamet ülkesinden kaynaklandığı ve bir yabancı devletin hükümranlık alanı içinde yer aldığından Bakanlığın bu sorunlara ilişkin doğrudan müdahil olabileceği politikalar oluşturması mümkün değildir. En fazla ikili diplomatik ilişkiler ve uluslararası hukuk çerçevesinde ikamet devletinin dikkati bu sorunlar üzerine çekilebilir.

2.3. Yurtdışı İşçi Hakları

Yurtdışı işçi hizmetlerinin temel dayanağı ve iş görme aracı hak kavramıdır. Hakların korunması ve geliştirilmesi yurtdışı işçi hizmetlerinin misyonunu, aynı zamanda hedef kitlenin sorunlarını çözmenin temel yöntemini oluşturur.    

a)  Hak kavramı

Hak hukuken korunan, sahibine bu korumadan yararlanma yetkisi tanıyan bir menfaat ve bu haktan yararlanma konusunda hak sahibine tanınan irade muhtariyeti, kudreti olarak tanımlanmaktadır. Hak sahibinin hakkını korumak için sahip olduğu temel yetki,  hakkına riayet edilmesini talep etme yetkisi ve sonuç alamaması halinde dava açma yetkisidir.  

Bir hakka riayet edilmemesi bu hakkın korunması için başvurulacak temel yol, hakkı ihlal edene hakka uymasını emredecek bir yargı kararı elde etmek için dava açmaktır. Bu nedenle bir hakkın gerçek anlamda varlığı, hak sahibinin bu hakkın ihlal edilmesi halinde bir mahkemeye giderek bu ihlale son verilmesini ve bundan doğan zararın tanzim edilmesini isteme imkanın hukuk sistemi tarafından tanınmış olmasıdır.  Devletin yargı organına başvurularak kullanılan dava hakkı ile kamu gücünün himayesi istenir.

Diğer taraftan, sübjektif haklar teorisine göre hak, bir hak sahibinin bir kişiden bir şey isteyebilme, onu bir şeye mecbur kılma,  yaptırım olanağı ve gücü olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda bir hak sahibine bir kişiden bir şeyin yapılması veya yapılmamasını, yani bir menfaatin sağlanmasını isteme güç ve yetkisini, o kişinin ise bir şeyi yapma veya yapmama, istenen menfaati sağlama yükümlülüğünü ifade eder.

Haklar;

– Temel insan hakları ve özgürlükleri

– Medeni ve siyasi haklar

– Sosyal ve ekonomik haklar

– Kültürel haklar

şeklinde kategorilere ayrılır.

Haklar devletler acısından olumlu ve olumsuz olmak üzere iki unsur içerir. Bunlardan olumsuz unsur, devletin bir hakkı ihlal eden hukuki veya idari bir önlem almaması, uygulamada bulunmaması ve üçüncü kişilerden gelebilecek ihlalleri engellemesini, olumlu unsur ise devletin bir hakkın gerçekleşmesini sağlamak üzere gerekli önlemleri almasını gerektirir. 

Menfaatler ise haklardan farklı olarak, hukuk düzeni tarafından güvenceye alınmamış kişisel ve toplumsal yararlardan oluşur.

b) Yurtdışı İşçi Haklarının Kapsamı  

Yurtdışı işçi haklarını kaynaklarına göre vatandaşı oldukları devletin hukukuna dayanan haklar, bulundukları devletlerin hukukundan kaynaklanan haklar ve uluslararası hukuktan doğan haklar olmak üzere üç grup altında toplayabiliriz.

Bu hakların üçüncü kişilere karşı korunması öncelikle devletlerin görevidir. Ancak devletlerin harekete geçebilmesi ve bu amaçla oluşturdukları mekanizmaların işlevlerini yerine getirebilmesi için hak ihlalleri karşısında kişilerin duyarlı olması ve hak arayışı içine girmeleri gerekir. Diğer bir ifadeyle, bir hukuk sisteminin kişilere tanıdığı haklar ancak kullanıldıkları sürece ve ihlal edilmeleri durumunda itiraz edilmesi halinde bir anlam ve gerçeklik kazanır.

Hak kavramı çerçevesinde yurtdışı işçi hizmetlerinin temel bir özelliğini ortaya koyabiliriz:  Yurtdışında çalışan vatandaşlarımızı kendilerine tanınan haklar konusunda bilgilendirmek, bu haklardan azami ölçüde yararlanmalarını sağlamak, hak ihlalleri karşısında vatandaşlarımızın idari ve hukuki düzeyde hak arayışlarına destek ve yardımcı olmak.   

3.  Yurtdışı İşçi Hizmetleri

Genel anlamda hizmet, belirli bir ihtiyacı karşılamak veya bir sorunu gidermek üzere yapılan ve maddi bir ürün şeklini almayan faaliyetlerden oluşur. Bir hizmetin amacı belirli bir ihtiyaca yanıt vermek ve bir sorunu çözüme kavuşturmaktır. Toplumsal yaşamın her alanında mallar kadar hizmetler de üretilir. Hizmetlerin temel özelliği mallar gibi biriktirilememesi, tüketimi ile üretiminin eş zamanlı olmasıdır.

Kamu hizmeti devlet eliyle veya onun yetkilendirdiği bir kuruluş tarafından yürütülen genellikle ücretsiz olarak tüm vatandaşların erişimine açık olan hizmetlerdir. Bu hizmetlerin başında sağlık, eğitim, adalet, güvenlik ve kültür hizmetleri gelir.

Bir kamu hizmeti olarak, yurtdışı işçi hizmetleri;  konsolosluk,  sosyal güvenlik, din,  eğitim, ticaret ve gümrük hizmetlerinden oluşan yurtdışı vatandaşlık hizmetlerinin önemli bir ayağını oluşturur.  Bu hizmetler,  yurtdışında çalışan ve bir süre çalıştıktan sonra ülkemize kesin dönüş yapan Türk vatandaşlarının çalışma ve sosyal güvenlik hayatına bağlı haklarını korumak ve geliştirmek, sorunlarını çözüme kavuşturmak amacıyla yürütülen sosyal, idari, hukuki, diplomatik ve siyasi nitelikli kamusal faaliyetlerin tamamından oluşur.

Bu hizmetlerin hedef kitlesi yabancı ülkelerde çalışan/çalışmış vatandaşlarımız ve bunların hak sahipleri amacı ulusal ve uluslararası hukuk tarafından tanınan hakları kullanarak/kullandırarak/geliştirerek karşılaşılan sorunları çözüme kavuşturmak, aracı ise halkla ilişkiler, ulusal ve uluslararası hukuk, uluslararası diplomasidir.    

Yurtdışı işçi hizmetlerinin amacına ulaşabilmesi için;   

a)     Yabancı ülkelerin istihdam, çalışma, sosyal güvenlik, göç ve entegrasyon politikalarının yakından izlenmesi, analiz edilmesi ve değerlendirilmesi,

b)    Vatandaşlarımızın çalıştığı ülkelerde istihdam, çalışma, sosyal güvenlik ve göç alanlarında ikili/Bakanlıklar arası ilişkilerin geliştirilmesi,

c)     Yurt dışında bulunan vatandaşlarımızın çalışma koşullarının, sosyal yaşamlarının,  hakları ve sorunlarının yakından izlenmesi,

d)    Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerin, yerel siyasi ve idari makamları, işçi ve işveren örgütleri, sivil toplum kuruluşları ile düzenli ve yakın ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesi,

e)     Kurumsallaşmış etkin bir idari hizmet yapısının kurulması,  yeterli sayıda ve alanında uzmanlık kazanmış nitelikte personel çalıştırılması ve,

f)      Bu hizmetin aksatılmadan süreklilik esasında sağlanması   

gerekmektedir.

Ancak bu sayede, yurt dışında çalışan/çalışmış vatandaşlarımızın hak kayıplarından doğan mağduriyetlerinin önlenmesi, yeni haklar elde edilmesi, yurt dışında onurlu ve saygın bir yer edinmeleri, ülkemize ve devletimize olan bağlılıklarının sürdürülmesi mümkün olabilir.  

 
Bu içerik 2393 defa görüntülendi.
 
Yorumlar
Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız
e-Posta Adresiniz
Başlık
Yorum
Kalan karakter sayısı : 6000
Güvenlik Kodu
 
Yorumlarınız, editörlerimizin onayından hemen sonra yayınlanacaktır.
 
 
Copyright © 2015 Yurtdışı İşçi Hizmetleri Uzmanları Derneği
         
DERNEĞİMİZ

Tarihçe / History
Yurtdışı İşçi Hizmetleri Uzmanı / Expert on Services for Workers Abroad
Anayasal Dayanak / Constitutional Background
Yönetim Kurulumuz / Governing Body
FAALİYETLER

Çalışma / Labour
İstihdam ve Sosyal Güvenlik Terminolojisi / Employment and Social Security Glossary
Sosyal Güvenlik / Social Security
Göç / Migration
Hukuki / Juridical (Legal)
ÜLKELER

ALMANYA / Germany
İSVEÇ / Sweden
Yabancı Sigorta Kurumları İletişim Adresleri / Correspondent Addresses of Foreign Insurance Institutions
Yurtdışına Atama (Mayıs 2016) Yapılan Temsilcilik Listesi / List of Appointments
GALERİ
Fotoğraf Galerisi
Video Galerisi
DİĞER
Mevzuat
Güncel
Makaleler
Sık Sorulan Sorular
İletişim